Bu yeni bölüme ilk ilhamı veren şey, öğrendiğimiz üzücü bir istatistikti: dünyada toplumsal cinsiyet eşitliği açısından en ilerici kanunlara sahip İsveç’te son on yıl içerisinde kadınlara yönelik işlenen cinsiyetçi suçlar yüzde 58 oranında artmış. Oysa Türkiye’de her iki kadından birinin aile içinde şiddet görmesi “toplumun gelenekselliği” ile açıklanır. Sanki modernleşme ve kentleşme ile birlikte kadın ve erkek cinsleri arasındaki eşitsizlik sorunu da mucizevî bir biçimde kendiliğinden çözülecekmiş gibi geçiştirilir. Oysa görünen o ki kadınlar, toplumsal bilinçdışının köklü, derin ve karanlık bir yerlerine tekabül ediyor ve oraları aydınlatmak için daha çok ışık tutmak lazım. Tersten bakalım dedik... Erkek denilenin, tıpkı kadın gibi, tarihsel- toplumsal-kültürel süreç içerisinde şekillenen bir roller toplamı olduğunun farkında olan filmler bize ne anlatıyor, anlamaya çalışalım. Gözümüz erkeklik hallerinde; “ne”den yapılır erkekler?

Bronson

Bronson Bronson

Nicolas Winding Refn, İngiltere, 2008
Herkes Gibi

Alle Anderen Herkes Gibi

Maren Ade, Almanya, 2009
Moral Bozukluğu ve 31

Moral Bozukluğu ve 31 Moral Bozukluğu ve 31

Ali Yorgancıoğlu, Uluç Ali Kılıç, Gönenç Uyanık, Türkiye , 2009
Maymun

Apan Maymun

Jesper Ganslandt, İsveç , 2009
Pippa’ya Mektubum

Pippa’ya Mektubum Pippa’ya Mektubum

Bingöl Elmas, Türkiye – Fransa , 2010
Gör Beni

See me Gör Beni

Selda Asal, İsveç , 2008
Git Biberiye Al Gel

Go Get Some Rosemary Git Biberiye Al Gel

Joshua Safdie, Benny Safdie, ABD, 2009
İstanbul 2010

Biletler Satışta

Detaylı bilgi | mybilet.com

!F TAKVİM/CALENDAR

Film gösterim şemasını görmek için tıklayın.