!f İstanbul bu yıl uluslararası ve ödüllü
yarışmasının üçüncü yılına giriyor:
‘Keş!f’. Yarışma kapsamında bir araya
gelen uluslararası jüri, “sinemada
cesur hikaye anlatımı, teknik ve tarzda
yenilik” kriterleriyle ‘İlham Veren
Yönetmen’i seçecek. Farklı ülkelerden
9 sıra dışı film, dünyanın ilham veren
genç yönetmenleri arasındaki yerlerini
ve bu ödülü almak için !f İstanbul’da
yarışacak. Bu yarışma, ülkemizden
genç yönetmenlerin teşvik edilmesi
yönünde de önemli bir adım.
Uruphong Raksasad, Tayland, 2009
Adrián Biniez, Uruguay - Arjantin - Almanya - İspanya, 2008
Ho Tzu Nyen, Singapur , 2009
Tarik Saleh, İsveç – Danimarka – Norveç , 2009
Xiaolu Guo, İngiltere – Fransa - Almanya, 2009
Dominic Murphy, İngiltere, 2008
Sonja Wyss, Hollanda , 2008
Kyle Patrick Alvarez, ABD, 2009
Emre Şahin, Türkiye, 2009
Toronto, Cannes ve Sundance gibi
prestijli festivallerde gösterimleriyle
büyük ses getiren, uluslararası platformda
ve gösterildiği diğer ülkelerde
çok beğenilen yeni yapımlar.
Sophie Barthes, ABD - Fransa , 2009
Philippe Falardeau, Kanada , 2008
Adam Elliot, Avustralya , 2009
Bahman Ghobadi, İran, 2009
Warwick Thornton, Avustralya, 2009
Lone Scherfig, İngiltere, 2009
Wes Anderson, ABD – İngiltere , 2009
Sebastián Silva, Şili – Meksika , 2009
Sam Mendes, ABD-İngiltere, 2009
Jacques Audiard, Fransa, 2009
Dagur Kári, Danimarka-İzlanda-ABD-Fransa-Almanya, 2009
Peter Jackson, ABD-İngiltere-Yeni Zelanda, 2009
Bu yeni bölüme ilk ilhamı veren şey, öğrendiğimiz üzücü bir
istatistikti: dünyada toplumsal cinsiyet eşitliği açısından en ilerici
kanunlara sahip İsveç’te son on yıl içerisinde kadınlara yönelik
işlenen cinsiyetçi suçlar yüzde 58 oranında artmış. Oysa Türkiye’de
her iki kadından birinin aile içinde şiddet görmesi “toplumun
gelenekselliği” ile açıklanır. Sanki modernleşme ve kentleşme
ile birlikte kadın ve erkek cinsleri arasındaki eşitsizlik sorunu da
mucizevî bir biçimde kendiliğinden çözülecekmiş gibi geçiştirilir.
Oysa görünen o ki kadınlar, toplumsal bilinçdışının köklü, derin ve
karanlık bir yerlerine tekabül ediyor ve oraları aydınlatmak için daha
çok ışık tutmak lazım.
Tersten bakalım dedik... Erkek denilenin, tıpkı kadın gibi, tarihsel-
toplumsal-kültürel süreç içerisinde şekillenen bir roller toplamı
olduğunun farkında olan filmler bize ne anlatıyor, anlamaya
çalışalım. Gözümüz erkeklik hallerinde; “ne”den yapılır erkekler?
Nicolas Winding Refn, İngiltere, 2008
Ali Yorgancıoğlu, Uluç Ali Kılıç, Gönenç Uyanık, Türkiye , 2009
Jesper Ganslandt, İsveç , 2009
Bingöl Elmas, Türkiye – Fransa , 2010
Joshua Safdie, Benny Safdie, ABD, 2009
Bu yıl !f’in müzik bölümünde,
milyonlara ilham vermiş müzik öncüleri
ile sözleriyle ve tavırlarıyla dünyada
yeni alt kültürlere hayat vermiş
müziklerin filmleri yer alıyor.
Jonathan Caouette, All Tomorrow's People, İngiltere, 2009
Ali Demirel, Richie Hawtin, Almanya, 2009
Gordon Mason, İngiltere, 2009
Roger Landon Hall, ABD, 2009
Vincent Moon, Nathanaël Le Scouarnec, Fransa, 2009
Japon cevherleri, en yeni CGI teknolojisi uygulamaları, klasik animasyon yapımları, nefes kesici dövüş sahneleri ve gerçekten kurgulanan kanlı cinayetler... Görmek istediğiniz yerleri sizler için kahramanca keşfeden yeni filmler.
Sion Sono, Japonya , 2008
Paul & Sandra Fierlinger, ABD, 2009
Mamoru Hosoda, Japonya , 2009
Rie Rasmussen, Fransa, 2008
Jang Hun, Güney Kore, 2008
“Her insana cennetin anahtarı verilir.
Aynı anahtar cehennemin de kapılarını
açar.” Budist deyim
John Maringouin, ABD-İngiltere, 2008
Pirjo Honkasalo, Finlandiya, 2009
Jennifer Maytorena Taylor, ABD, 2009
Michel Gondry, Fransa, 2009
Bir ağaç dikmek için en iyi zaman 20
yıl önceydi. İkinci en iyi zaman ise
şimdi. Çin atasözü
Johan Grimonprez, Belçika – Almanya – Hollanda , 2009
Rüya Arzu Köksal, Türkiye , 2010
Doğa Kılcıoğlu, Türkiye, 2010
Selda Asal, Türkiye, 2008
Franny Armstrong, İngiltere, 2008
Corneliu Porumboiu, Romanya, 2009
Kürt Sineması’ndan bahsederken sıklıkla, bu sinemanın tek bir
tanımlayıcı isim altında toplanmasının zor olduğu; Kürt filmlerini
birleştirebilecek tek şeyin, bu sinemada yurtsuzluğun, sınırlar
arasında var oluşun ve sürekli bir özlem duygusunun tasvir edilme
biçimleri olduğu söylenir. İzleyicilerimize Kürt sinemasının son
yıllarda öne çıkan en iyi örneklerinden birkaçını sunabilmekten
sevinç duyuyoruz.
Bu filmlerle birlikte dileğimiz, geçmiş üzerine, şimdi üzerine ve
gelecek üzerine açık açık, korkmadan ve umutla konuşabilmek.
On yılı aşkın bir süredir Kürt sinemasını yakından takip eden
ve Türkiye’de bizlere henüz yeni yeni açılan bu kapının ardında
yolumuzu bulmamıza yardımcı olarak bu programın oluşturulmasına
destek veren Londra ve New York Kürt Film Festivalleri’nin direktörü
Mustafa Gündoğdu’ya çok teşekkür ederiz.
Hisham Zaman, Norveç, 2005
Hisham Zaman, Norveç, 2007
Doug Aubrey, İngiltere, 2008
Gökkuşağı bölümü, birbirimizi
sevmekten korkmadan yaşamak
istiyoruz diyenlerin bölümü. Ödüllü
filmlerle, tartışmalarla ve partisiyle
tüm sevenleri seven, sevenleri
sevmeyenleri de kendilerine gelmeye
davet eden bir !f klasiği.
Nicolo Donato, Danimarka, 2009
Andrew Haigh, İngiltere, 2009
Heather Tobin, Kanada , 2008
Ron Peck, Paul Hallam, İngiltere, 1978
!f geçen sene başlattığı bir geleneği
devam ettiriyor.
!f Kült kapsamında her yıl, Altyazı
işbirliği ile, dünyanın bugünkü
hallerine dair söyleyecek sözü olan
özel bir film arşivlerden seçilerek
sunuluyor.
Bölümde ayrıca bu yıl Hindistan’ın kült
kahramanlarından vejeteryan kovboy
Quick Gun Murugun’ın maceraları yer
alıyor.
Mikhail Kalatozov, Sovyetler Birliği – Küba , 1964
Shashank Ghosh, Hindistan, 2008
‘TÜRKİYE’DEN KISALAR" programı bu yıl dört tematik seçki ile izleyicilerle buluşuyor. ‘BİZ BURADA İYİYİZ’ seçkisi, bizi insanların kendileri için kurdukları küçük dünyalarda gezdiriyor. Nevi şahsına münhasır çözümlerini bulan, cennetlerini kuran, kendileriyle ve dolayısıyla dünyayla barışık bu insanların hayata bakışları, hayatta kalabilmenin, dünyada yaşayan insan sayısı kadar çok şekli olabileceğini hatırlatıyor.
‘DUMANLI EV’ ise kayıtsız kalmanın hiç de kolay olmadığı acıya odaklanıyor. İlham kaynağımız “Fakr-u zaruret içinde boğulan gönüller, dumanla dolu bir eve benzer” diyen Mevlâna. Dünya hali karşısında korku dolu ya da saldırgan olmanın; dünyanın amansız kalabalığı karşısında yalnız kalmanın, kendine kalabalık etmenin, nefsin acısı. Birilerinin evin penceresini açması gerekiyor ama kimsenin yerinden kalkacak gücü kalmamış gibi.
‘İTİŞ KAKIŞ’, ne içeride kalmayı, ne de birisinin pencereyi açmasını beklememeyi seçenlerin hikayelerini anlatıyor. Onlar itiş kakışın içindedirler, hatta itiş kakışın özneleri onlardır.
‘BİR İHTİMAL DAHA VAR, O DA GİTMEK Mİ DERSİN’ seçkisi ise gidenlerin, göç edenlerin veya etmeye zorlananların hikayelerini anlatıyor.
"Türkiye'den Kısalar" AFM Fitaş Sinemalar'ndaki gösterimler yanında 13-14 Şubat tarihlerinde Kadıköy KargArt'ta da yine ücretsiz olarak izlenebilir. Program için www.kargart.org
"Türkiye'den Kısalar" !f Ankara kapsamında da Ankara Universitesi İletişim Fakültesi, ODTÜ GİSAM ve Türk-İngiliz Kültür Derneği’nde ücretsiz olarak izlenebilir.
Sizi huzursuz edecek, ve kesinlikle uyanık tutacak bir bölüm. Bugünden yarının kült klasikleri…
Tommy Wirkola, Norveç, 2009
Marcel Sarmiento, Gadi Harel, ABD, 2008
Godard’ın sinema üzerine
söylediklerinden yola çıkarak, arşiv
görüntülerini kurgulayıp 20. yüzyıla ve
sinema tarihine dair bellek tazeleyici
bir kolaj üreten Gustav Deutsch, !f’in
bu özel gösteriminin çok özel konuğu.
Gustav Deutsch, Avusturya, 2009